Gut Hastalığında Beslenme: Ağrısız Bir Sofranın Tarifi

Gut, gece yarısı başparmağı saran o yakıcı ağrıyla tanınır. Kanda ürik asit yükseldiğinde, bu madde eklemlerde kristaller hâlinde birikir ve iltihaplanmaya yol açar. Tedavinin temelini hekimin önerdiği ilaçlar oluşturur; ancak tabağınızda olan biten, atakların sıklığı üzerinde doğrudan etkilidir. Gutta beslenme, birkaç yiyeceği tamamen silmekten çok, bazı besinlerin miktarını ayarlamak ve mutfakta bazı pişirme alışkanlıklarını değiştirmekle ilgilidir.

Pürin Nedir ve Nerede Saklanır

Ürik asit, vücutta pürin adı verilen maddelerin parçalanmasıyla oluşur. Pürinin bir kısmını vücut kendisi üretir, bir kısmı da besinlerden gelir. Sakatatlar, yani ciğer, böbrek, beyin ve işkembe, pürin bakımından en zengin yiyeceklerdendir. Hamsi, sardalya, uskumru gibi küçük yağlı balıklar ve et suyuyla hazırlanan yoğun çorbalar da yüksek pürin içerir. Kırmızı et ve kümes hayvanları orta düzeydedir. Gut hastaları için sakatatı sofradan uzak tutmak, kırmızı eti ise haftada birkaç kez ve küçük porsiyonlarla sınırlamak genel bir yaklaşımdır.

Et Suyunun Gizli Yükü

Anadolu mutfağında kemik suyu ve et suyu, pek çok yemeğin lezzet tabanıdır. Ancak pürin suda çözündüğü için uzun süre kaynatılan et ve kemik sularında yoğunlaşır. Gut atağı yaşayan biri için etli çorbalar ve et suyuyla pişirilmiş pilavlar sorun yaratabilir. Bunun yerine çorbaları sebze suyuyla hazırlamak, pilavı su ile pişirip lezzeti tereyağı yerine az zeytinyağı ve baharatla vermek iyi bir çözümdür. Eti haşlayarak pişirdiğinizde haşlama suyunu dökmek de pürin miktarını azaltır.

Şekerli İçecekler ve Fruktoz

Gut deyince çoğu kişi yalnızca eti düşünür, oysa şekerli içecekler de önemli bir etkendir. Fruktoz şurubu içeren gazlı içecekler, hazır meyve suları ve aşırı miktarda bal ya da pekmez, ürik asit düzeyini yükseltebilir. Alkol, özellikle bira, gut ataklarını tetikleyen başlıca etkenler arasındadır. Bütün meyveler ise ölçülü yendiğinde sorun yaratmaz; kiraz gibi bazı meyvelerin olumlu etkileri üzerine çalışmalar bile vardır. Meyveyi suyunu sıkarak değil, bütün olarak yemek en doğrusudur.

Bakliyat, Süt Ürünleri ve Su

Bir dönem gut hastalarına kuru fasulye, nohut ve mercimek tamamen yasaklanırdı. Güncel bilgiler, bitkisel pürin kaynaklarının hayvansal kaynaklar kadar risk oluşturmadığını gösteriyor. Bu nedenle bakliyat, ölçülü porsiyonlarla planda yer alabilir. Az yağlı süt, yoğurt ve ayran ise ürik asidin atılmasına yardımcı olduğu düşünülen besinlerdir ve gut beslenmesinde önerilir. En basit ama en etkili önlem de bol su içmektir. Gün boyunca yeterli sıvı almak, böbreklerin ürik asidi atmasını kolaylaştırır.

Kilo ve Kademeli İlerleme

Fazla kilo, ürik asit düzeyini yükselten etkenlerden biridir ve kilo vermek gut kontrolüne yardımcı olur. Ancak burada hız önemlidir. Çok düşük kalorili şok diyetler ve uzun süreli açlık, ürik asidi geçici olarak artırarak atak riskini yükseltebilir. Bu yüzden gut hastalarında kilo kaybı yavaş ve kademeli planlanır. Hekimin önerdiği ilaç tedavisini sürdürmek ve beslenme düzenini buna göre kurmak, uzun vadede atakların seyrekleşmesini sağlar.